Buradasınız: Ana Sayfa // Erhan Güleryüz Şiirleri
Nerden Amca ?
Koca adam,
Utanmadan ağladım, trende.
Geceye yenik düştüm,
ilk unutan kazandı,
Belki, daha genç olsaydım…
Utana sıkıla geldim,
Bana yakıştı mı bilmem,
Koskoca adam,
Utana sıkıla dönüyorum…
Kaybedenler şehrine….
Kiremit Uçuran – 2000
Okumaya devam et →
Etiketler: kiremit uçuran
Suskun Ölü
Yalnızlığımın en güzel yeriydi
Tam üstümde mermerden bir yazıt
Diyor ki..
‘umarım yeteri kadar kalabalıktın
ben yalnızım diye bağırırken’
Yalnızlığımın üstü on üç tahta
Kurtlu toprak beslediğim böcekler
Onlar okur mu? ..Mermeri anlar mı?
Bence sadece yaban otlarını ve ayak seslerini bilirler
Benim yalnızlığım benimdir
Düşünüp bulmaya ihtiyacım var
Şimdiki...
Etiketler: kiremit uçuran
Mutlu Son
Seni ilk öptüğüm andı
mutlu son.
Daha yeni anlıyorum.
Ne gerekiyorsa yaptım.
Şiirler, şarkılar…
Bir gece
kapında bile yattım.
Senin için daha ne yapsaydım?
Kiremit Uçuran – 2000
Okumaya devam et →
Etiketler: kiremit uçuran
Akdeniz
Cebimde ucu ucuna yetecek bir para
Ve içimde bir umutla
Bir çanta ve anılar koyuldum yola
Akdeniz MERHABA…!
Tarlada patikada dağlarda
Başka bir tad var yollarda
Çok yorulmuş bir haldeydim
Kendimi buldum aşkında.
Bekler sahilde meltem içimde fırtına
Yeniden de, sevebiliriz…………AKDENİZ.
Kiremit Uçuran – 2000
Okumaya devam et →
Etiketler: kiremit uçuran
Mümkünse
Ölürsem
İstanbul’da ölmeliyim ben.
Namazda
martılar geçmeli üstümden.
Mümkünse kış olmalı.
Mümkünse
kimse duymamalı.
Ölümler sıkıcıdır yaşayanlara.
Mümkünse bir mezarcı,bir hoca…
Tahta,toprak iş bitince,
midyeleri koyup saca,
laflasınlar umarsızca.
Kiremit Uçuran – 2000
Okumaya devam et →
Etiketler: kiremit uçuran
Cankuş
Efendi soğuklar geldi!
Kuşlar da gittiler.
Yar kalır mı
bu kış kıyamette?
Bu kar kokusu İstanbul sokaklarında,
alır götürür beni eski şarkılara…
Sen de bilirsin Cankuş!
Yaşamak
güzel ve zor.
İş,
para,
aşk
vb., vb. şikayetler…
Birikir sıkıntılar yüreğinde.
sorular cevap bekler.
Elbet bir gün farkedip,
yardım eder melekler.
Bu kar kokusu
İstanbul sokaklarında…
Kiremit...
Etiketler: kiremit uçuran
Yavru Köpek
Yuvasından ayrılan
yavru köpekti ruhum.
Meraklı bir bebektim.
”Neden? ” diye çok sordum.
Kirpinin dikenleri
acıtınca burnumu,
korkmadım, devam ettim
ben seçmiştim yolumu!
Hiçbir şey yıldırmadı,
dünyayı dolaşırken.
Tek bir yerde yoruldum,
aşk incitti ruhumu.
Kiremit Uçuran – 2000
Okumaya devam et →
Etiketler: kiremit uçuran
Umutsuzluk En Büyük Günah
Minicik ellerinde
bir bebeğin
aşılmaz dağlar görüyorum.
Yorgun gözlerinde
bir ihtiyarın
yıkılmış dağlar çiziyorum.
Hayat bu ya,
gelir geçer
iyi günler, kötü günler.
Herşeye rağmen
gökyüzüne bakıp
güzel bir şey düşün.
Umutsuzluk=en büyük günah.
Kiremit Uçuran – 2000
Okumaya devam et →
Etiketler: kiremit uçuran
Hamal
Özü bilmeden bilimi kurcalama
Sözü bilmeden sohbette bocalama
”bunca yükle öleceksin”dedim hamala
”ölüm kolay!sen umuttan haber ver.”dedi.
”umut var oldukça dünyayı ver sırtıma.”
Kiremit Uçuran – 2000
Okumaya devam et →
Etiketler: kiremit uçuran
Şırnak’ta 98 Yazı
Eşkıya nedir öğretmenim,
babam neden vuruldu?
Silah nedir öğretmenim,
dedem neden oynardı?
Acı nedir öğretmenim,
anam neden duruldu?
Al kınalı kekliğim
kanadından vuruldu.
Sevda nedir öğretmenim?
Aşık Veysel söylerdi.
Toprak nedir öğretmenim,
neden hep mezar oldu?
Oysa mis gibi kokar
bahar yağmurlarında.
Toprağım Anadolu,
gökyüzünün altında.
Yalan nedir öğretmenim?
Şeytan’ın...
Etiketler: kiremit uçuran











